sayfa içeriği

Osman Atalay / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bangladeş, Suriye, Doğu Türkistan, Arakan ve İSLAM BİRLİĞİ

16 Aralık 2013 Pazartesi

Bangladeş, Suriye, Doğu Türkistan, Arakan ve İSLAM BİRLİĞİ

Son bir ay içerisinde İslam coğrafyasında yaşanan siyasi kaosları takip etmekte adeta zorlanıyoruz. Bangladeş'te 1971 yılında bağımsızlık savaşındaki rolü nedeniyle 12 yaşındaki bir kız çocuğunun ifadesine dayandırılarak, idama çarptırılan Cemaati İslami liderlerinden Abdulkadir Molla'nın ölüm kararına 9 ay boyunca uluslararası arenada hiçbir şey yapamadık.

Maalesef Hindistan ve Pakistan'ın bölgedeki siyasi nüfuz kavgası yıllardır Keşmir Müslümanlarının da hayatına mal olmaya devam ediyor.

Molla'nın idamından sonra Cemaati İslami'nin, hükümete karşı başlattğı genel grev çağrısının ardından başlayan gösterilerde, onbinlerce gösterici hükümeti protesto etmeye başlarken, gösterilerde 5 kişi hayatını kaybetti ve 200 kişi de yaralandı. 

Cemaat, 5 Ocak'ta yapılması planlanan seçimler için gösterilere devam edeceğini açıklarken, Hükümet'in halka karşı gerçek mermiler kullandığını ve uluslararası toplumun bu duruma seyirci kalmaması gerektiğini açıkladı.

Cemaat'in idam ile yargılanmayı bekleyen üyelerinin durumu Bangladeş'i seçim öncesinde çok büyük bir kaosun beklediğininin açık habercisidir. 

Bu noktada, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Dünya Müslüman Alimler Birliği gibi kurumların 9 ay boyunca bu meseleyi dünya gündeminde hukuki bir zemine taşımayı beceremediğimizin altını çizmek gerekiyor.

Hafta sonu Çin'in Doğu Türkistan bölgesinde çıkan çatışmalarda 16 kişinin öldüğü haberi geldi. 2009 yılında yaşanan isyanda 150'den fazla Uygur Müslüman'ı hayatını kaybetmişti.

Suriye'nin şehirleri hafta sonunda çok büyük saldırılara maruz kaldı. Rejim güçlerinin muhaliflere yönelik kara ve hava saldırılarında varil bombalarıyla Halep, Şam, Hama, Humus, Dera, İdlip ve Deyru'z Zor bölgelerinde 200 kişi hayatını kaybetti.

Sahra hastanelerinde çok fazla yaralı olması sebebiyle tıbbi yardım ve gıda yardımı talebi bütün dünyadan ısrarla dillendirilmeye çalışılıyor. Suriye'de insani trajedi çok büyük felaketlere gebe olacağa benziyor.

Arakan Müslümanları 4 milyon nüfusla adeta 50 milyonluk Budist zulmü altında yıllardır sistemli bir işkence, katliam ve soykırıma tabi tutulmaktadır. Arakan Müslümanlarının tek kurtuluş hayali Bangladeş'e kaçmak. 

Uluslararası hukuk, AF Örgütleri, İnsan Hakları Örgütleri'nin ilgi alanına girmediği için İslam ülkeleri sadece ajans haberlerinde yer bulabiliyor.

Son bir hafta içerisinde dünya medyasının gündeminde olan Bangladeş, Suriye, Arakan ve Doğu Türkistan'daki vaziyetimiz maalesef içler acısı.

Bu ülkelerde insan hakları ihlalleri, özgürlükler, katliam ve soykırımlar, 40 yıldır yaşanmaktadır. 

İletişim dünyasının küreselleşme süreciyle bizler İslam dünyasındaki gelişmeleri an itibariyle avucumuzun içinden izleyebiliyoruz.

Uzak ve yakın coğrafyalarda yaşanan bütün acılara sadece kınama ve gıyabi cenaze namazı tepkileriyle yaklaşıyoruz. 

İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Dünya Müslüman Alimler Birliği gibi kurumlarımızın devletlerin politik etki alanından kurtulamadıklarını ve siyasi bir yapıya büründükleri için Uluslararası arenada hiçbir etkiye sahip olamadıklarına şahit oluyoruz.

İnanç ölçekli vakıf ve derneklerimizin sivil toplum kuruluşu mantalitesine dönüşmesi geleceğimiz açısından tedirginlik oluşturuyor.

İslam coğrafyasında yaşanan insani ve siyasi trajedilerin hukuki ve siyasi manada çözümü sadece ve sadece İslam Birliği fikrinin somut bir şekilde artık harekete geçirilmesiyle mümkün olacaktır.

Bu yazı toplam {} defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Haberler