İsmail Kaya / SHA - Suriye Haber Ajansı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fetih Ordusu ve İdlib‘in Özgürleştirilmesi

31 Mayıs 2015 Pazar
Bölgede etkin bir çok silahlı grubun birleşmesiyle İdlib ili hiç de beklenmedik bir süreçte 4 gün gibi kısa sürede tamamen rejim ve rejim yanlısı silahlı gruplardan temizlendi. Sonrasında gelişen süreçte Mastume, Cisr Şugur ve Eriha'da tamamen rejim unsurları temizlenerek bölge özgürleştirilip hayat az da olsa normale dönmeye başladı.
 
Bu olay nasıl oldu? Etkin sebepler nelerdir? Bunların üzerinde durmakta yarar olduğunu düşünüyorum. İdlib’in özgürleştirilmesi bize aslında bölgede ne denli istikrara ihtiyaç duyulduğunu, güçlü bir muhalefete, güçlü bir askeri ve siyasi üst akıla ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu sağlandığında daha nice güzel haberler getireceğinin müjdesini vermektedir. Bölgedeki en etkin gruplar, bunların başında Ahraruşşam, Ceyş'ül İslam, Feylak Elşam, Nusret Cephesi, Cundu Elaksa birleşerek CEYŞ ELFETH'İ yani Fetih Ordusu'nu oluşturdu. Bu oluşum sadece askeri üst akıl değil siyasi  iktisadi, ilmi ve yönetimsel boşluğu dolduracak bir yapı gibi durmaktadır.
 
Bu operasyon bana birazda ilk Suriye fethini hatırlattı. Suriye ilk olarak Ebu Bekir (r.a), Hicretin 12. yılı olan 636’da Amr Bin As, Ebu Süfyan, Ebu Ubeyde Bin Cerrah, ve Şurabbil Bin Hasane’yi Suriye’nin fethi için ayrı ayrı kuvvetler biçiminde görevlendirilmişti. Amr bin Âs, “Ayrılıktan zaaf, birlikten kuvvet doğar.” prensibinden hareketle tek cephede savaşmalarının uygun olacağını belirtti. Onun bu görüşünü diğer komutanlar da benimsediler ve durumu Ebu Bekir (r.a)’ya bildirdiler. Hz. Ebu Bekir (r.a) bu görüşü onaylayıp savaş yerinin Yermük olmasına karar verdi. İslam ordusu 40,000 civarındaydı. Karşı taraf ise yaklaşık 240,000 civarında.
 
Ebu Bekir (r.a), Irak’ta Sasanilere karşı kesin zafer kazanan Halid bin Velid’in Yermük’teki orduya katılmasını emretti. Halid bin Velid İslâm ordusundaki düzensizliği görünce, “Her komutan kendi birliğini değil, bütün İslâm ordusunu idare etsin ve bu sıra ile olsun dedi ve İslam ordusunu düzene soktu. Kaynaklara göre Bizans ordusunun yarısı yani 120.000 düşman askeri bu savaşta öldürüldü. İslam ordusunda ise 3.000 civarı şehid vardı.
 
Fethi  gerçekleştiren asıl sebep Allah'ın gücü ve İslam ordularına bir hediyesidir elbette ama Bizans'ın iç karışıklıkları, mezhep kargaşası, lüks hayat ve kalabalık ordularına güven, İslam ordularında ise Allaha güven, tek olmak, ümmet olma şuuru, komuta dehası ve dünya ve dünyalıklara karşı İslami algı olsa gerek. İki fethide incelediğimizde birçok benzer nokta bulmamız mümkün. İdlib operasyonunda da Müslümanlar önce birlik oldular sonra rejimin en güvendiği merkezlerden biri olan İdlib’e saldırdılar burada yaklaşık 50,000 üzerinde şebbiha ve askeri birlik olduğu bilinmekteydi. Savaş 4 gün sürdü ve Rabbim bu birleşen "ya zafer ya şahadet" diyen bu mucahidlere zafer nasip etti.
 
Bu operasyonda en önlerde görev alan Ahraruşşam'a bağlo Livai Selahaddin (Salahaddin Tugayı) komutanı Nidal NESER ve onun arkadaşlarınıda anmadan geçemeyeceğiz. Mastume operasyonunda namaz kıldıkları esnada atılan bomba neticesinde şehid olan oğlu ve yeğenine de Allah'tan rahmet  diliyor şehadetlerinin kabul olmasını yüce rabbimdan niyaz ediyor ve ailesine de baş sağlığı diliyorum.
Bu yazı toplam {} defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Haberler