Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İslam Adaleti üzerine inşa edilecek bir devlet kurmak istiyoruz”
02 Haziran 2016 Perşembe

"İslam Adaleti üzerine inşa edilecek bir devlet kurmak istiyoruz”

Ahrar’uş Şam'ın lideri Ebu Yahya El-Hamawi , Suriye’de DAİŞ’ten en büyük zararı Ahrar hareketinin gördüğünü söyledi, Rusya’nın ise kendi çıkarları için Suriye’de mazlum halkı bombaladığını belirtti.

Suriye cihadının en önemli gruplarından biri olan ve savaş başladıktan sonra tüm cephelerde Esed rejimine karşı direnişe başlayan, 2014’te İdlib'in Ram Hamdan köyündeki karargahta toplantı halindeyken, bir suikast sonucu aralarında hareketin emiri Ebu Abdullah Hamawi (Hasan Abbud), Kadı Ebu Abdulmelik, Ebu Yazen, Ebu al Hayr gibi üst düzey 13 komutanında bulunduğu 45 Şehit veren Ahrar’uş Şam'ın yeni lideri Ebu Yahya El-Hamawi, Diriliş Postası’ndan Yaşar Yavuz’a konuştu.  Hamawi, 5 yıldır Suriye’de yaşanan savaşta Suriye halkına en büyük desteğin Türkiye halkı tarafından verildiğinin dile getirerek,  "Suriye'de hedefimiz gerçekleşene kadar hiçbir şekilde bu direnişten geri adım atmayacağız” dedi.    

 AHRAR’UŞ ŞAM KİMDİR VE SURİYE’DE HEDEFİ NEDİR?

“Ahrar’uş Şam Suriye halkının bağrından çıkmış bir harekettir. Esed rejimi barışçıl gösterilere silahla müdahale ettikten sonra Ahrar hareketi silahlı mücadeleye başladı. Biz 40 yıldır zulüm altında inleyen Suriye halkının hakkını savunmak için mücadele ediyoruz. Hedefimiz, zalim Esed rejimini yıkarak yerine İslam Hukukunu esas alan  adaletli bir devlet kurmaktır. Hareketimiz 2013 yılının başlarında, Suriye topraklarında rejime karşı mücadele eden Suriye’nin öz evlatlarının oluşturduğu direniş gruplarının bir araya gelerek "Ahrar Şam İslam Hareketi" adı altında birleşmeleriyle teşkil edilmiştir. Şu an sayı ve hâkimiyet alanı olarak Suriye’deki en büyük hareket, Ahrar’uş Şam İslam Hareketi’dir.  Hareketimiz, Güney’de Derâ’dan Şam kırsalına, sahil bölgesinden Humus'a ve Hama’ya, İdlib’den Halep’e kadar zalim rejim ve yardakçılarına karşı mücadele etmektedir. Ayrıca biz Suriye genelinde guruplar arasında birlikte hareket etmeyi, oluşan sorunları ve koordinasyonu da sağlıyoruz Suriye’de bunu yaptığımız zaman zafer kendiliğinden gelecektir.”    

AHRAR SADECE CEPHELERDE Mİ ŞAVAŞIYOR, CEPHE GERİSİNDE NELER YAPIYOR?

“Ahrar’uş Şam sadece bir savaşçı grup değil, Askeri, Siyasi ve Sosyal yönü olan bir harekettir. Esed sonrası Suriye’yi her alanda yönetecek kadrolara sahip büyük bir halk hareketidir. Ahrar, Suriye halkının kendisidir. Şu anda cephelerde savaşmanın yanında, başta sağlık olmak üzere, belediye ve eğitim alanlarında hizmet veriyoruz. Birçok yerde kurduğumuz fırınlarda halka cüzi bir ücret karşılığında ekmek dağıtıyoruz. Her gün üzerimize bombalar yağdığı halde çocuklarımızın eğitim alması için okulları açık tutuyoruz . Ahrar'uş Şam İslam Hareketi özgürleştirilmiş bölgelerde yaşayan gençlerimize üniversite eğitimi sunulması amacıyla önde gelen eğitimciler, kanaat önderleri ve akademisyenlerin katılımıyla geniş katılımlı sempozyumlar düzenliyor, elimizden geldiği kadar halkımızın sosyal hayatı ile de ilgilenmeye çalışıyoruz. Hareketimize bağlı medya ofisimiz birçok dilde yayınlar yaparak Suriye direnişinin haklı mücadelesini ve Rejimin zulümlerini anlatmaya çalışıyor.

 EMPERYALİST ÜLKELER NEDEN SURİYE’YE ÜŞÜŞTÜLER?

“Suriye Ortadoğu’nun kalbidir. Ayrıca Ahir zaman alametlerinin vuku bulacağı yerdir. Aslında Suriye’nin İslam coğrafyası için ne kadar önemli olduğunun,  ne yazık ki şer güçler kadar Müslümanlar farkında değil. Şam toprakları devletler açısından ekonomik, siyasi ve stratejik olarak çok şey ifade ediyor. Bu yüzden herkes buraya önem veriyor. Şu anda İran’ın hedefi Suriye’de kendine ve kendi anlayışın bağlı bir devlet kurmak. Rusya ise ekonomik çıkarları ve Ortadoğu’da söz sahibi olabilmek için Suriye’de Esed’le beraber savaşıyor. Çünkü Rusya kendi çıkarlarını Suriye’de korumak istiyor. Suriye topraklarında üs kurması da bunun en net göstergesi. Tarsus’ta kurduğu üs ile Akdeniz’de varlığını devam ettirmek istiyor. Rusya ve İran bunu yaparken, Diğer devletler de Suriye’nin küçük devletlere bölünmesi için çalışıyor. Bu bölünmeyi de mezhepçilik ve ırkçılıkla yapmaya çalışıyorlar. Örneğini birçok ülke PKK’nın Suriye kolu PYD’ye bu amaç için destek veriyor. Şer güçler İslam alemi arasındaki en önemli Sünni bağlantı olan Suriye’yi PYD ile kırmak istiyor. Bu da Ortadoğu’da Ehl-i sünnet’i güçsüz bırakma hamlesidir.” 

AHRAR MEZHEP MESELESİNE NASIL BAKIYOR? 

“Ahrar’uş Şam bir halk hareketidir geleceğe yönelik ülkemizle ilgili büyük hayallerimiz ve projelerimiz var. Biz kesinlikle meselelere İran’ın baktığı gibi dar ve sığ bakmıyoruz. Ahrar’uş Şam hareketinde 4 mezhepten insanlar var. Hiçbir mezhebe olumsuz bakmaz ve ayırım yapmaz. Ahrar’uş Şam’ın hedefi ve amacı mezhep tartışmaları değildir. Hepsini Ehl-i sünnet olarak görür. Bizim eğitim merkezlerimizde de eğitim bu minvalde veriliyor. Ahrar’uş Şam’ın menheci, Ehl-i sünnet vel cemaat yoludur”

SURİYE’DE 5 YILDIR DEVAM EDEN SAVAŞ ŞU ANDA DURUM NE?

Bizler 5 senedir Esed’in işbirlikçileri Rusya, İran ve farklı milisler tarafından çok şehit verdik. Bu zaman zarfı içinde yüzbinlerce insanımız tutuklandı ve sakat kaldı. Başta İran ve Rusya olmak üzere bir çok şer odaklar Başta DAİŞ ve PKK eli ile Suriye direnişini çalmaya ve akamete uğratmaya çalışıyorlar. Suriye halkına karşı dört koldan hem siyasi, hem stratejik hem de bütün gelişmiş askeri güçleriyle saldırıyorlar. Düşünün ! Bir tarafta Dünyanın 2. Gücü olarak kabul edilen Rusya, aynı zamanda Doğunun en güçlü ülkelerinden biri İran, Bunların yanında yılardır var olan PKK ve Hizbullah fiili olarak bizzat bizimle savaşıyor. Esed rejimine uzaktan siyasi ve Ekonomik olarak destek eren ülkeleri saymıyorum bile. DAİŞ ise Suriye direnişini boğmak için her şeyi yapıyor… Biz ise Haktan ve halkımızdan aldığımız destekle devasa bu gücün karşısında direnmeye çalışıyoruz. Bugün gelinen noktada hedeflerimiz tam olarak gerçekleşene kadar bu onurlu direnişe ve haklı mücadeleye devam edeceğiz"

 

 HALEP’TE SON DURUM NEDİR VE NEDEN HALEP BU KADAR ÇOK BOMBALANIYOR?

“Biliyorsunuz Halep şu anda tamamen muhasara altında. Esed Rusya’nın desteğiyle Halep’i ele geçirmek için canla başla çalışıyor. Esed Halep’i ele geçirmeye çalıştığı kadar yıkmaya ve yok etmeye de çalışıyor. Esed stratejik olarak Halep merkezini ele geçirip kırsalı tüm problemleriyle başbaşa bırakmak istiyor. Aynı şekilde Halep’i ele geçirip Türkiye ile Suriye muhalefetinin Kuzeyden tamamıyla bağlantısını kesmek istiyorlar. Ayrıca Halep Direnişin başladığı ve zirveye vardığı en önemli şehirdir psikolojik olarak çok ciddi önemi vardır. Bu Yüzden rejim Halep’i alıp zafer nutukları atmak istiyor.

  DAİŞ SURİYE’DE KİME HİZMET DİYOR

“DAİŞ’in Suriye’de ortaya çıktığı günden bu yana Esed rejimiyle değil, mücahitlerle savaştığı herkes tarafından biliniyor. Bu da DAİŞ’in kime hizmet ettiğinin en net göstergesidir. Bir karışımdan meydana gelen DAİŞ’ten en büyük zararı Suriye’de Ahrar’uş Şam gördü. Sadece Suriye’de değil, tüm Dünya’da İslam dinini birçok açıdan vahşet diniymiş gibi gösteren DAİŞ’tir. Bunu da bilerek yapıyorlar. DAİŞ en büyük zararı İslam ve Müslümanlara veriyor. Sivillere yönelik yapmış oldukları eylem ve katliamlar İslam’a mal ediliyor. Ayrıca malum odakların Suriye kuzeyinde oluşturmaya çalıştıkları ‘PKK Devletine” siyasi, ve meşruiyet açısından en büyük hizmeti DAİŞ verdi/veriyor. DAİŞ Suriye direnişinin büyük bedeller ile Rejimden aldığı bölgeleri altın tepside PKK’ya verdi. PKK, DAİŞ sayesinde bütün dünyada meşruiyet kazanmaya çalışıyor. Başta da dediğim gibi; bu örgütün yaptıklarına bakınca kime hizmet ettiği apaçıktır.

SURIYE'NIN KUZEYINDE AFRIN, HALEP'TE EŞREFIYE MAHALLESI, KOBANI GIBI PEK ÇOK BÖLGEDE ETKILI OLAN PYD / YPG'YE BAKIŞINIZ NASIL?

İlk olarak şunu belirtmem lazım; PKK terör örgütü ile Kürt Halkını bir birinden ayırmak lazım. Kürtler halkımızın bir parçasıdır. Ahrar’uş Şam Hareketi içinde Kürt mücahitler hatta komutanlar vardır. Ama PKK tıpkı DAİŞ gibi Suriye’yi bölmeye kalktı ve Suriye direnişini arkadan hançerledi. PKK Hiçbir zaman rejimin aleyhine olmadı ve yıllardır Kürt halkına zülüm eden kimlik dahi vermeyen bu zalim rejimle işbirliği yaptı. PKK, DAİŞ gibi aşırı gruplar Suriye halkına, din ve kendi ideolojileri gereği ırkçılık yaparak zulmettiler. Bu grupların ideolojisi Suriye halkının yaşam tarzına ve kültürüne uygun değildir. Bu sebeple halk nezdinde kabul görmeleri de mümkün değil.

SURİYE’DE UZUN ZAMANDIR KONUŞULAN ATEŞKES NEDEN SAĞLANMIYOR?

“Ateşkes Esed rejimin işine gelmiyor. Devletler cephelerdeki savaşı durdurup rejimin DAİŞ’e karşı kazanmasını sağlayarak Esed’in teröristlerle savaştığını fikrini pazarlayarak Esed’i güçlendiriyorlar. Esed şimdiye kadar ateşkese hiçbir zaman riayet etmedi. Bilakis ateşkesin konuşulduğu dönemlerde daha büyük katliamlar yaptı. Ateşkes metninin içeriğinde tutukluların bırakılması ve muasıra altındaki yerlere yardım gönderilmesi gibi göstermelik basit önerilerden öteye gitmedi.”    

TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKASINI NASIL GÖRÜYORSUNUZ ?

“Türkiye elbette Suriye meselesinden tüm Dünya’dan önce söz hakkına sahip ilk ülkedir. Hem komşu olması münasebetiyle hem de Türkiye ile Suriye halkının geçmişten gelen bağları sebebiyle. Bu yüzden de Suriye savaşı başladıktan sonra en büyük yükü şu anda Türkiye çekiyor. Türkiye, Suriye’de istikrar istiyor. Ancak başka devletler de bunun tam tersi için uğraşıyorlar. Türkiye için Şam diyarı bir savunma hattıdır. Türkiye halkı, Suriye halkı için 5 yıl içinde çok fedakarlıklar yaptı. Burada bunu samimiyetlerinden ve fedakârlıklarından dolayı Türkiye halkına ve bütün Müslümanlara teşekkür ediyorum.”

Diriliş Postası

YORUMLAR
Allah razı olsun
Onur
Yorumumu dikkate aldığınız çok teşekkür ederim kardeşim Allah razı olsun haberleri okuyup ne olup bittiği buradan öğrenmeye çalısyoruz kolay gelsin Allah a emanet
02 Haziran 2016 Perşembe 22:21
Editörün Seçtikleri
Haberler