sayfa içeriği

Batuhan Ülker / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Suriye için, kardeşlik için hep birlikte...

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Biliyormusun Suriyeli kardeşin ne halde? Sen sıcacık yatağında yatarken, evinde sıcak yemeğini yerken, hangi televizyon dizisini izliyeceğini düşünürken ya da en güldüren komedi filmini ararken biliyormusun kardeşin ne halde? Belki de bugünkü en büyük çaban sevdiği oyuncağı evladına alabilmek için mağazaları gezmekti değil mi? Elbetteki bunları hepimiz yapıyoruz. Çünkü insanız, yaşıyoruz… Olması gereken de bu sizce de öyle değil mi ? Ama istiyoruz ki biz böyle rahat yaşarken din kardeşimizin ne halde olduğunu bir an dahi olsa düşünelim. Düşünelim ki yalnız kalmasınlar. Düşünelim ki desteğimizi hissetsinler. En azından diyelim ki o an "Ya Rab… Kardeşlerimize yardım et. Zalimin zulmüne fırsat verme, mazlumlara dayanma gücü ver."

Belkide bilmiyoruz kardeşlerimizin neler yaşadığını. Sadece duyuyoruz Suriye zor durumda diye. Öyleyse bile an azından arama motoruna "Suriye" yazacak kadar duyarlı olalım ki işte o zaman biraz merhamet duygumuz kendisini hatırlatsın. Eminim ki duyarsız kalmayacağız. Hangi insan evladı bu zulme sessiz kalabilir ki bildikten, duyduktan sonra.

Ne yapabiliriz diye düşünüyorsak işte bize fırsat.Ülkemize sığınmış yüzlerce, binlerce can var. Onlar için birçok yardım kuruluşları mevcut. Bu kuruluşları araştırarak bizlerde belki az da olsak destek olabiliriz. Bizlerinde elimizden geldiğince çorbada tuzumuz bulunuz kimbilir... Mazlum ya hani. Canı yanmış, belki şehidi var, belki gazisi var, evini barkını en kıymetli akrabalarını dostlarını kardeşlerini ardında bırakmış ,ülkesinden ayrılmak durumunda kalmış, belki de zorla çıkarılmış bilmiyoruz ki kardeşlerim. Yaşamadık değil mi? O öyleymiş bu böyleymişleri bir kenara kaldırarak sadece canı yanmış boynu bükük insanlara yardım ediyoruz diye düşünsek güzel olmaz mı? Bizler ön yargısız sadece iyi niyetimizle yaklaşırsak ne kaybederiz. En azından onların yüzlerinden gülücüklerini almayalım. Zaten birçok kayıpları var birde bizler samimiyetlerini, manevi değerlerini, bizler hakkındaki düşüncelerini çürütmeyelim.

Dil, din, ırk, kültür evet bizi biz yapan şeyler. Ama bizim kültürümüz de bizim dinimizde mazluma kucak açmayı öğretmedi mi bize? Bugün bakıyoruz Suriyelilerin varlığından rahatsız, Suriyeli bir çocuğu bile görünce yüzüne dahi bakmayanlar var. Görünce hayli üzüntü kaplıyor insanın içini. Nasıl ya diyorsun? Nasıl yani ne yaptı ki şimdi o masum yüzüne bakılmayacak kadar. O daha bir çocuk, küçücük bir çocuk… Ya da kocası şehit düşmüş dul bir kadın sana ne yapmış olabilir ki? Bu kadar düşmanlık besleyecek ne var ki kardeşlerim. O mu seçti bu durumu? Onlar mı seçti?  İstermiydi ki kendi ülkesini, düzenini, evini, sevdiklerini bırakıp gelmeyi.

Bir gün bu durumun bizlerinde başına gelmeyeceğini nerden bilebiliriz ki öyle değil mi? Bizlerinde evlatlarımız , kardeşlerimiz, annemiz, babamız var, kıymet verdiğimiz onca insan var, en önemlisi canımızı feda edeceğimiz vatanımız var. Allah kimseyi onlarla imtihan etmesin. Suriyeli kardeşlerimizin imtihanları çetin. Bir an önce sağlıklarına, vatanlarına kavuşmaları nasip olur inşallah.   Lütfen daha duyarlı olalım daha anlayışlı daha merhametli olalım. Elimizi vicdanımıza koyarak, empati kurarak düşünelim. Ve o şekilde yaklaşalım.

Acı büyük, kayıp çok, hasret, özlem çok durum bu iken artık hayatları daha da zor. Duyguları karmakarışık, psikolojileri altüst, canları yanıyor… Yine de bizler biliyoruz ki zalimin zulmü varsa mazlumun yaradanı var. Dualarımız kalkan olsun tüm mazlumlara. Elimizden geldikçe maddi desteğimizi yapalım elbette ama unutmayalım ki bizim dualarımız ve yaradanımız var. Hep birlikte, merhametle, vicdanla kardeşliğe…

twitter.com/ulkerbatuhan

Bu yazı toplam {} defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Haberler