sayfa içeriği

Batuhan Ülker / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Suriye'de savaş..

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Savaşın öncesinde Suriye de yaşam şuan olduğundan çok daha güzel ve elverişliydi. Zamanın ve şartların getirmiş olduğu durumla şuan da Suriyedeki bir çok kentte hepimizin bildiği üzere ciddi sorunlar yaşanmatadır.Tüm bu durumlar yaşanırken bazı kentlerde ise hayat aynı şekilde devam etmektedir. Bunun sebebi ise rejim karşıtı olup olmamaktır. İç karışıklık yetmezmiş gibi dış güçlerinde pusuda bekleyerek ilk sarsıntıda saldırmaları tabiki ki gözden kaçmıyordur. Hal bu iken Suriye halkı her açıdan ciddi zulme uğramaktadır.

Şehrin en güzel sokakları artık beton parçalarıyla doldu. En güzel yapıtlar, tarihi tüm güzellikler, evler caddeler, meydanlar yıkık, dökük, eski halinden eser yok artık. Sokaklarda halk özgürce dolaşamıyordu. Hastaları olduğunda evlerinden çıkamıyor, ilaç bulamıyor ve hatta yiyecek, içecekleri tükeniyordu. Askerler her yeri kuşatma altına almıştı. İstedikleri gibi dolaşamıyor, istedikleri şeyi yapamıyorlardı. Hatta en büyük korkuları ölümün, her an yanı başlarında olmasıydı. Bu denli korkularla dolu bir yaşam düşünülebilir mi sizce? Dur denilmez ise bir şehir yok oluyordu. Önceden Suriye diye başlayan cümleler artık sıkça duyulanlar arasındaydı maalesef. Yıllardır süren zulum bitmedi hala… Çekilen işkence, çile bitmedi. Mazlumların üzerinden ellerini çekmedi zalimler. Artık tüm bu sayılanlar yerini can kurtarmaya bırakmıştı.

Yardım etmek üzere yola çıkan insani yardım araçları daha ulaşamadan bombalanıyordu. İnsanların çoğu zulümden ve işkenceden korunmak için ölmeyi diliyorlardı. Kadınlar tecavüze uğramamak için yalvarıyorlar hatta intihar etmenin doğru olup olmadığı ile ilgili fetva istiyorlar islam fetvası veren alimlerden. Ne kadar acı değil mi? En acısı işte ne oluyrsa olan sivillere oluyordu.  Gözleri kararmış zalimlerin işkenceleri bitmemekte ve artarak devam etmektedir. Bu bir katliamdır. Ciddi, ağır bir katliyam. Bu katliamı kendi halkına yapıyordu zalimler. Gıda maddelerinden tutun, ilaçlar vb. tüm ihtiyaç gerektiren herşeye  el konulmuştu. Savaştan ve bu işkenceden kaçmayı arzulayan masumlar kardeş ülkelere sığınmak istediler.

Böylesine vahşice bir katliamın hangi taraf ve bahaneyle kabul edilebileceği ayrıca düşünelmesi gereken bir konudur. Bu durum bir insanlık meselesidir. Rengin ne olursa olsun gökkuşağında da yan yana dizilirsin ya hani… Bu bir kardeşlik davasıdır. Bu müslümanların sesinin kısıklığıdır. Artık zulme seesiz kalmayalım. Sesimizi çıkaralım, kardeşlerimizle aynı gökkuşağında yan yana dizilelim. Dizilelim ki gökkuşağını oluşturalım. Bizim renklerimiz olmasa, hepimiz bir renge sahip olmasak nasıl olurdu gökkuşağı? Yağmur sonrası rahmeti olarak gökkuşağı oluşuyorsa nasıl ki, bizlerde bu katliam sonrası gökkuşağımızı oluşturalım. Elele verelim.

Önceki halinden eser kalmayan Suriye halkı için kapılarını açmış Türkiye olarak bizler elimizden geleni yapalım. Kendi ülkelerinden boynu bğkük ayrılmışlar zaten birde bizim ülkemizde boynu bükük kalmasın mazlumlar. Mazlumun ahını almayalım. İnsanlığımızın ve dinimizin gerektirdiğini yapalım. Komşumuzsa bizim suriye komşu gibi, kardeşimizse kardeşimiz gibi, helede müslüman kardeşimiz ise müslaman kardeşliği gibi davranalım.

Zalimin zulmüne sessiz kalan zulmü yapan gibi değilmidir. Yaşanan işkenceleri kulağımız duyarken nasıl kayıtsız kalabiliriz ki zaten. Öyle değil mi? Gün birlik olma günü. Gün kardeşimizin elinden tutma vakti. Gün insanlık günü…

Kahhar sıfatın ile kahreyle zalimleri Ya Rab. Onların zulmü kadar bizlere marhamet ver. Ver ki zalim zalimliğinden utansın. Merhamet sahibi olan onurlansın. Kalpler ancak iyilik yaparak yumuşar, zalimin kalbinin katılığı bizlerden uzak olsun. En büyük zenginliğinin hakkını verebilmeli insan. Zenginlik dedim değil mi? İşte o zenginlik kalbin kıvamı… Biliyorum ki bizler zalimin katılığından uzak merhamet sahibi insanlar olarak kardeşlerimizin yanıda olacağız.

Bu yazı toplam {} defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Editörün Seçtikleri
Haberler